Genel kategorisi arşivi

Bu Evlilikler İslami Olmaz

Dünyalık elde etmek düşüncesiyle evlenenler, isteklerini elde ediyorlar; ancak isteklerine kavuştuktan sonra, dünyevi ihtiras ve tatminleri bitmediği için, rezil olmaktan da kurtulamıyorlar Bakara, 85 ayeti kerimesi Allah’ın ayetlerinin bir kısmını alıp bir kısmını bırakanların dünyada rezil olduklarını bildiriyordu Bu ayeti celilenin açık delillerini günümüzde çokça görmekteyiz tağuti mahkemelerine müracaat edip boşanmak isteyenler, aynı dine, aynı inanca sahip, tevhidi düşünen Müslümanlar değillerdir Mahkeme salonlarında rezil olanlar; daha önce güzellik, yakışıklılık, zenginlik gibi unsurlar için, binbir umutla evlenenlerdir Belli bir müddet birbirlerinden yararlandıktan sonra, bu unsurların verdiği kibir, gurur ve kendini beğenmişlik sonucunda istenmeyen durumlar ortaya çıkınca, mahkeme koridorlarında soluk almaktadırlar Bunlardan kimileri güzelliğini ve yakışıklığını kullanarak zinaya, kimileri de mallarıyla kudurmaya başlayınca ya da malları tükenince mahkeme koridorlarını doldurmaya başlamışlardır

Evlilikten maksat nefisleri tatmin etmek olunca, sonuç işte böyle oluyor Halbuki evlenmekten maksat, yüce Allah’ı razı etmek olmalıdır Ancak bu tür evlilikler sürekli, kalıcı, mutlu ve huzurlu olur

Kadın ve erkek bir elmanın iki parçası gibidirier, birbirlerini bütünlerler Birbirlerinin can yoldaşı, hayat arkadaşı, sırdaşı, evlerinin direği, çocuklarının velisi, koruyucusu ve terbiyecisi olan eşler, biribirlerine yardımcı oldukları sürece Rab`lerini razı edebilirler

Müslüman olduğunu iddia eden, Kur’an ve Sünnet’e teslim olan, tevhidi düşünen herkes, dindarlık unsurunu öne alarak evlilikler gerçekleştirmelidirBöyle evlilikleri gerçekleştirenleri desteklemek, inandığını söyleyen kimseler üzerine bir borçtur Çünkü bunlar, aslında bu evliliği değil, bu evlilik sayesinde oluşacak Müslüman bir aileyi, Müslüman bir toplumu ve Müslüman bir devleti , desteklemektedirler Yüce Allah(cc) güzel bir işe destek olanlara, o işten kendilerine de bir pay olduğunu, Nisa, 85 ayetinde bildirmektedir Bu desteklemeler şu şekilde olmaktadır

1-Tevhidi düşünen Müslümanları tesbit etmek

2- Bunların tanışmalarını sağlamak

3- Evlenmelerine yardımcı olmak

4- Nikahı kolaylaştırmak (Özellikle eşya konusunda)

5- Gerekirse maddi yardımda bulunmak

6- İslami çalışmalarına destek olmak

7- Eşler arasında çıkabilecek anlaşmazlıklarda, Kur’an ve Sünnet’e müracaat etmelerini sağlamak

İslami evliliklerde, üzücü noktaların ortaya çıkmamasına dikkat etmek, her mû’minin en önemli görevleri arasındadır Bu görev ihmal edilmemeli, savsaklanmamalıdır

Çeyiz konusunda Müslümanlar hesabını veremeyecekleri eşyaları almamalı, israf ve gösterişten kaçınmalıdırlar Zütevazi olmak, her mü’minin-Kur’ani bir özelliğidir Müminlerin üstünlüğünün eşyada değil, takvada olduğu çok iyi bilinmelidir Eşyada (maddede) üstünlük aramak, kapitalistlerin, münafıkların, fasıkların, materyalist demokratların vasfıdır Mü’minler böyle bir vasıftan beridirler Kur’an doğrultusunda hareket etmek mü’minlerin şiarıdır

, , ,

Yorum yok

Akraba Evliliği Hakkında Bilgi

Kur’an-ı Kerîm’de hangi akrabalarla evlenilmeyeceği açıkça belirtilmiştir:”Size şunlarla evlenmeniz haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emzirmiş olan (süt) anneleriniz, süt anneden kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri, kendileriyle birleştiğiniz kadınlarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız Eğer onlarla (anneleriyle) henüz birleşmemişseniz (annelerini bırakıp onlarla evlenmenizde) sizin üzerinize bir günah yoktur Sizin sulbünüzden gelen oğullarınızın hanımları ve iki kız kardeşi birarada (nikâh altında) toplamanız“(Nisa, 4/23)

Dinimizde, kişinin amca oğlu (amca kızı), dayı oğlu (dayı kızı) gibi akrabalarıyla evlenmesinde bir sakınca yoktur Peygamberimiz, kızı Hz Fatıma’yı amcasının oğlu olan Hz Ali ile evlendirmiştir Ayrıca halasının kızı Zeyneb ile kendisi evlenmiştir

Tıbben kan uyuşmazlığı meselesi ayrı bir konudur Her yakın akrabada bu uyuşmazlığa rastlanmaz Tedbir olarak, evlenirken, akraba olsun olmasın gerekli tıbbî testler mutlaka yapılmalı ve uyuşmazlık varsa evlenilmemelidir

Belirttiğiniz, “Küçüklükten beri bir arada yaşamakla tıpkı kardeş gibi olmaları”na gelince, bu, kişiden kişiye yöreden yöreye değişebilir Birbirlerini daha iyi tanıdıkları için, bunu daha sağlam bir beraberliğe vesile görenler de olabilir Bu, gerçekten bazı kimselerde duygusal bir engel oluşturuyorsa, böyle bir evliliğin bir izin olduğunu, mecburiyet olmadığını düşünüp evlenmeyebilirlerde

, ,

Yorum yok

İmam Nikahı Kıymak Gerekli Midir?

Soru: Resmi nikâhımızı kıydırdık ancak imam nikâhını kıydıramadık Bir sakıncası var mıdır?

Cevap: İmam nikâhı veya diğer adıyla dini nikâh, aslında bugünkü resmi nikâh yerine kıyılırdı Osmanlı döneminde nikâhları imam kıyar ve evli çiftler imamın elindeki resmi deftere kaydolurdu Bu yönüyle nikâha imam nikâhı denegeldi Günümüzde resmi nikâhın yanında imam nikâhının da kıyılması, nikâhın dualı yapılmasına verilen ehemmiyetten kaynaklanmaktadır

Nikâhta önemli olan onu bir imamın kıyması değil iki tarafın rızaları dâhilinde evlenmeyi kabul etmeleri, iki şahidin olmasıdır Kadına verilecek mehrin konuşulması da başta iyi olur Konuşulmazsa daha sonra benzer konumda bulunan kadınların mehiri kadar mehir takdir edilir Bugün resmi nikâhlarda mehir konuşulmadığı için siz eşinizle mehri konuşur ve usulünce bir mehir takdir edersiniz Nikâhınızı imam kıymadığı için nikâhımız olmadı diye düşünmeyin

, , ,

Yorum yok

Hadisi şerifleri yaymanın önemi ve sevabını açıklar mısınız?

Değerli kardeşimiz;
Hz. Peygamber (a.s.m)’in iki temel görevi vardır. Bunlardan biri Kur’an’ın metnini tebliğ etmek, onu olduğu gibi insanlara ulaştırmaktır. Diğeri ise, Kur’an’ın manasını, hükümlerini, ihtiva ettiği mesajları detaylandırarak insanlara açıklamaktır. Bu nebevî açıklamalar, bazen doğrudan ayetin metni tefsiri edilerek, bazen de ayetin metni belirtilmeden onun ihtiva ettiği hakikatleri açıklamak şeklinde ortaya çıkmıştır. Bu açıklamaları bize ulaştıran disipline hadis literatürü denir. Dolayısıyla, sünnet ve sünnetin sözlü açıklaması olan hadisler Kur’an’ın bir tefsiri hükmünde ve teşriin ikinci kaynağıdır. Bu açıklamalardan da sünnetin-hadislerin dindeki önemini anlayabiliriz.

“ Resulüm! İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Zikri/Kur’an’ı indirdik!”(Nahl, 16/44) mealindeki ayetten sünnetin/hadislerin  önemini anlamak mümkündür.

Hadislerin önemi ve onları başkasına aktarmanın ne kadar sevaplı olduğunu görmek için aşağıdaki hadis-i şerife bakmak yeterlidir.

“Allah, benim sözlerimi işitip, iyice ezberledikten sonra başkalarına ulaştıran kimselerin yüzlerini ak etsin”(Ebu Dâvûd, İlim, 10; Tirmizî, İlim, 7; İbn-i Mace, Mukaddime, 18; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 4/82).

Önemli bir konkta da şudur ki, işin ehli olmayan kimselerin ayet veya hadislerden hüküm çıkarıp insanlara aktarması -yanlış bir yargı olma ihtimaliden ötürü- isabetli değildir.  Çünkü kaş yaparken göz çıkarma ihtimali her zaman mevcuttur.  İslamî hükümleri ilmihal ve alimlerin benzeri eserlerinden öğrenmek gerekir.

 

Yorum yok

Deneme

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

1 Yorum