Ayetel Kürsi Ne Zaman Okunur?

Ayetel Kürsi Bakara Suresi’nin bir ayetidir Bu ayetin fazileti hakkında hadisler de mevcuttur Her zaman ve zeminde, sıkıntıda, darlıkta, bollukta okunabilir Ayet olduğu için namazda da okunur Uyurken bu ayeti okuyup yatmak da iyidir Her türlü şeytan ve cinlerin şerrinden Allah’a sığınarak bu ayet okunabilir

Doç Dr Mustafa Karataş

Ayetül Kürsi’nin okunması hakkında bazı Hadisler

“Cibril bana geldi Cinden bir ifrit sana tuzak kurmak istiyor Yatağına girdiğin zaman Ayetel Kürsi’yi oku Yani yatmadan evvel Ayetel Kürsi’yi oku” dedi”

“Kim farz olan her namazın ardından Ayet’ül Kürsi okursa ondan sonraki namaza kadar mahfuz kalır” Bu hadis sebebiyle her farz namazdan sonra ayetül kürsi okunur

“Kim sabah çıkınca Ayetül Kürsi ile Ha-mim tenzilül kitabi minellahil azizil alim suresinin evvelindeki iki ayeti okursa o gün akşama kadar (bela ve kazalardan) mahfuz kalır Kim de akşama dahil olunca onları okursa o gece sabahlayıncaya kadar mahfuz olur”

“Uyurken ayetel kürsi okuyana şeytan yaklaşmaz” (Bkz Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof Dr İbrahim Canan )

, ,

Yorum yok

Ölmüş Birisi Adına Kurban Kesme Hakkında

Ölen kişiye kurban kesilirmi ?

-Ölü adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir Bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına bağışlamak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve muhtaç kişilere bağışta bulunabileceği gibi, kurban da kesebilir Ölenin kendisi için kurban kesilmesine dair vasiyeti yoksa kesen kimse, bu kurban etini fakirlere yedirebileceği gibi, kendisi ve zenginler de yiyebilir Vasiyet varsa, tamamen fakirlere yedirilmesi veya dağıtılması gerekir

2-Kişi sevabını ölüye bağışlamak üzere her türlü ibadet yapabileceği gibi, kurban da kesebilir Sevabı ölünün ruhuna bağışlanmak üzere kesilen kurban da bayram günlerinde veya başka günlerde kesilebilir

Hz Peygamber için kesilecek kurbanlar da bu kapsamda değerlendirilmelidir Sevabı Peygamberimiz (sav)n mübarek ruhuna bağışlanmak üzere kurban kesmek caizdir İbni Ömer umre yapar ve sevabını Rasulullah (sav)ın ruhuna hediye ederdi Cüneydi Bağdadi ile aynı tabakada olan İbnul-Muveffak yetmiş hac yapmış ve sevabını Rasulullah (sav)ın ruhlarına hediye etmiştir İbnu Siraç ise onbin hatim ve bir o kadar da kurban kesip sevabını Rasulullah (sav)ın mübarek ruhuna hediye etmiştir (İbni Abidin 2/ 244)

Şu kadar var ki Hz Peygamber(sav) adına kurban kesmek gayesi ile para toplamak da uygun bir davranış değildir Bu niyetle kurban kesecek kişi tek başına kesmelidir
3- Sevabını ölmüş bir akrabamızın veya sevdiğimiz bir zâtın ruhuna bağışlamak üzere keseceğimiz kurbanın, kurban bayramında keseceğimiz sair hayvanlardan farkı yoktur Vasiyet edilmemişse ölü için kurban kesmek bir vecibe değildir Bir kimse kendi parası ile aldığı ve sevabını ölmüş bir yakınına bağışlamak üzere kestiği kurbanın etinden yiyebilir, başkalarına da yedirebilir Böyle bir hayvanın bayram günlerinde kesilmesi de şart değildir Her zaman kesilebilir Hattâ arefe günü kesilip fakirlere dağıtılması daha isabetli olur Çünkü Kurban bayramı günü fakirler zaten etten nasibleneceklerdirArefe günü kesilip dağıtılırsa, o gün de onların et yemekleri te`min edilmiş olur
Bir kimse kendisi öldükten sonra kurban kesilmesini vasiyet etmiş ise, bu kurbanın bayram günleri içinde kesilmesi lâzımdır Böyle bir kurban etinden kesen yiyemez Tamamının tasadduku gerekir Ölen adamın vasiyeti yoksa ve kurban da onun parasından alınıp kesiliyorsa, bu kurban da vasiyet üzerine kesilen kurban gibidir

, ,

Yorum yok

Kurban Sünnete Uygun Olarak Nasıl Kesilir?

Kurbanlık hayvanı usûlüne uygun olarak rahatça ve fazla eziyet vermeden kesebilmek için, önce keskin ve büyük bir bıçak hazırlanır Hayvanın göremiyeceği bir yere konur Sonra kurbanlık hayvan, kesileceği yere eziyet verilmeden götürülür Hayvanın yüzü ve ayakları kıbleye gelecek şekilde sol tarafı üzerine yatırılır Sağ arka ayağı serbest bırakılarak, diğer üçü bağlanır ve kıbleye karşı durularak şu âyetler kurban sahibi veya vekili tarafından okunur: اِنِّى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذى فَطَرَ السَّموَاتِ وَاْلاَرْضَ
حَنيفًا İnnî veccehtü vechiye lillezi fatare`s-semâvâti ve`l-arda hanîfen (el-En`âm, 79) اِنَّ صَلاَتى وَنُسُكى وَمَحْيَا ىَ وَمَمَاتِى للّهِ رَبِّ الْعَالَمينَ
İnne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi`l-âlemin (el-En`âm, 162) Bu ayetlerden sonra, Allahü ekber Allahü ekber Lâ ilâhe İllâllahü vellahü ekber Allahü ekber ve lillâhil hamd şeklinde tekbir getirillir ve Bismillâhi Allahü ekber denilerek hazırlanan keskin bıçak hayvanın boynuna çalınır Damar ve borular tamamen kesilerek kan iyice akıtılır Hayvan böylece kesildikten sonra tamamen ölünceye kadar beklenir Sonra kafa koparılır Ve usûlüne uygun olarak yüzülür Karnı açılır, iç organlar çıkarılır ve gövde ve etler parçalanır Hayvan tamamen ölmeden kafa ve ayaklarını koparmak, derisini yüzmeğe kalkmak, kıbleden çevirmek veya hayvana azab vermek mekruhtur Kurbanın, sahibi tarafından kesilmesi mendupturBaşkasına da kestirilebilir Tesmiyeyi kesen yapar Kesen ve sahibi eli üzerine elini koyarak keserlerse tesmiyeyi ikisi birden yapması şarttır

, ,

Yorum yok

İslam’da Kurban’ın Yeri Hakkında

İSLAMDA KURBANIN YERİ VE KURBAN HAKKINDA

* Kurban ne demektir?
Kurban , kelime anlamı ile yakınlaşma demektir Buradan hareketle, kurban kesmek; Allah’a yakınlaşma gayesiyle, O’nun verdiği mallardan, kurban edilmesi mümkün olan birini, yine O’nun rızası için boğazlamak demektir

* Kurbanın dinî dayanağı nedir?
Kurban kesmek, ilk insanla beraber başlamıştır Hz Adem’in çocukları Allah için kurban kesmişlerdi, ama birisinin niyeti halis olmadığı için onun kurbanı kabul edilmemişti Kardeşinin kurbanı ise kabul edilmişti Diğeri de onu kıskanmış ve öldürmüştü

Bu olayı bize Kur’ân-ı Kerim nakleder (Mâide 5/27) Buradan hareketle kurbanda asıl olanın Allah rızası için kesme olduğunu da anlıyoruzBunun dışında Kur’ân-ı Kerim’de pek çok yerde çeşitli vesilelerle önceki peygamberlere emredilen kurbanlardan, hacda kesilecek kurbanlardan söz edilir

Bütün dinlerde kurban vardır Nihayet Kevser Suresi’nde ise Hz Muhammed’e hitap edilerek onun ve ümmetinin kurban kesmesi emredilir HzPeygamber de Medine’de sürekli kurban kesmiş ve hacda ise, muhtemelen altmış üç yıllık ömrünü esas alarak, 63 tane kurban kesmiştir İbn Mâce’nin naklettiği hasen derecesinde bir hadisi şeriflerinde ise: “Kim imkân bulur da kurban kesmezse bizim namazgâhımıza yaklaşmasın” buyurmuştur

* Kurban kesmenin dini hükmü nedir?
Kevser Suresindeki emrin bir başka manaya da gelme ihtimalinden ötürü, alimlerin çoğu kurbanın kesin bir farz olmadığı kanaatine varmışlardırHanefiler ise bu emrin, kesin yapılması gereken bir talepte bulunduğu, ancak bu farklı yorum ihtimaline bakarak buna inanmayanın dinden çıkmayacağı kanaatine varmışlardır

Böyle yapılması kesin olarak istenen, ama mahiyeti konusunda başka yorumlar da yapılabilecek şeyler için Hanefîler “farz” değil de “vacip” kavramını kullanırlar Bu sebeple kurban Hanefilere göre vaciptir Yani imkanı olanlar onu kesmelidirler ama bunu başka yorumlara bakarak yumuşatmakta serbesttirler

Şafiilere göre ise kurban sünnettir, ama sıradan bir sünnet değildir Yapılması gereken bir sünnettir, yani “sünneti lazıme” dir Bütün bu ve benzeri delillere bakıldığında kurbanın ‘sünnettir, olmasa da olur’ denecek bir sünnet olmadığını, hali vakti yerinde olanlar için gerçekten de Hanefilerin dediği gibi vacip olduğunu anlarız

Müslim’in naklettiği bir hadisi şerife göre, Allah Rasulü Medine’de kurban bayram namazını kıldırmıştı Bazı insanlar acele davranıp kurbanlarını kestiler Hz Peygamber’in kestiğini zannetmişlerdi

Bunun üzerine Hz Peygamber (SAV) kendinden önce kesenlerin tekrar kurbanlarını kesmelerini emretti Eğer kurban sadece isteyenlerin kesecekleri bir ibadet olsaydı, onların iade etmelerin emretmezdi

, ,

Yorum yok

Ahir Zaman Alemetleri Nelerdir?

Ahir zaman alametleri nelerdir?
Ahir zaman başka zamanlara benzemez Ahir zaman alametlerinin bazıları şu şekildedir:

(1) Zaman hızlı akmaya başlar; günler, haftalar, aylar ve yıllar çok çabuk geçer Bunu anlayan anlar, anlayamayan fark etmez

(2) Bina ve zina çoğalır Dünkü deve çobanları birbirleriyle “Senin binan mı daha yüksek benimki mi?” diyerek nisbet yapar

(3) Mesafe nefhumu kaybolur, eskiden 14 günde gidilen yere 45 dakikada gidilir

(4) Cinayetler, adam öldürmeler anormal şekilde artar, tavuk gibi insan boğazlanır

(5) Haramlar helal, helaller haram olur

(6) İnsanların bir kısmı din konusunda o kadar cahil bırakılır ki, Müslümanım diyen bazı kişiler Kelime-i Şehadet’i okuyamazlar

(7) Müslümanların sayısı çok olur, lakin ağırlıkları, güçleri, tesirleri olmaz; sel suyunun geriye bıraktığı köpük ve süprüntü gibi olurlar

(8) Ayaklar baş, başlar ayak olur

(9) Tâzimi gereken şeyler tahkir edilir, tahkiri gereken şeyler ululanır

(10) Zır cahil bazı kişiler, “Biz Müslümanız ama Şeriata karşıyız” diye zırva laflar edip dinden çıkarlar

(11) Riba ticaretin önüne geçer

(12) Anneler köleleşir, efendilerini doğurur

(13) Müslümanlar gayr-i müslimleri öylesine taklid ederler ki, onlar sıçan deliğine girseler Müslümanlar da girer

(14) Zelzeleler, tsunamiler, yanardağ indifaları (patlamaları), kasırga ve tayfunlar, taşmalar ve seller dünyayı kasıp kavurur, insanlığı perişan eder

(15) Savaşlar çoğalır ve çok tahripkâr, çok öldürücü, çok yıkıcı olur

(16) Küçük ve orta Deccallardan sonra büyük Deccal zuhur eder ve cihanı fitne ve fesat ile doldurur

(17) Müslümanlar içinde reformcu ve değişimciler adında bir fırka peydah olur; Kitabullahı kendi heva ve re’yleri ile tefsir ederek küfran-ı nimet ederler, kimisi küfre düşer

(18) Öyle bozukluklar meydana çıkar ki, bir fırka ‘Tevhid ile Teslis’i aynı kefeye koyar

(19) Hahamlar, papazlar, sarıklı hocalar Ramazanlarda birlikte can ciğer kuzu sarması birlikte iftar ederler

(20) Yine birtakım kimseler kendi cemaat ve tarikat büyüklerini erbab haline getirerek putlaştırırlar

(21) Camiler son derece ziynetli, süslü, altın yaldızlı, konforlu lüks olur, fakat günlük namazlarda içlerinde yeterli cemaat bulunmaz

(22) Tefsir, hadîs, fıkıh, kelam, akaid, tasavvuf kitapları ticaret için yazılır ve yayınlanır

(23) Para en büyük değer haline gelir; araç olmaktan çıkar amaç olur

(24) Lüks, konfor ve ihtişam o derecelere varır ki, bazı zenginler evlerindeki helaların madenî aksamını (kısımlarını) altınla kaplatırlar

25) Fırat nehrinin yatağından altın çıkar Altınperestler (altına tapanlar) deliler gibi, çılgınlar gibi, kudurmuşlar gibi oraya koşar ve helâk olurlar

(26) Takvalı ve salih Müslümanlar dinlerini koruyabilmek için dağdan dağa vahşi hayvanlar gibi seğirtirler

(27) Dinini muhafaza etmek, Şeriat ahkamı ile amel etmek avucunda kor tutmak gibi zor ve zahmetli bir hale gelir

(28) Uğursuz bir taife zuhur eder, onların dinleri para, kıbleleri karıları olur

(29) () şehri küffar eline geçer, sonra korkunç savaşlar olur ve Müslümanlar tarafından tekrar feth edilir

(30) Kefere ve fecerenin icad etmiş oldukları akıllara hayret veren makinalar, aletler, cihazlar çalışmaz hale gelir ve bunlara mübtela olan fasıklar büyük ıztıraba duçar olur

(31) Atom silahları kullanılır, dünya harap olur, büyük sayıda insan ölür

(32) Haram yiyiciler, iddihar temiş (yığmış, biriktirmiş) oldukları büyük servetleri nerelerde ve nasıl saklayacakları konusunda şaşırır; dünyanın öbür ucunda edinmiş oldukları müzeyyen malikanelere kaçmaya fırsat bulamazlar

(33) Allah’ın kitabına, Resulullahın Sünnetine, Şeriat-ı garra-yı Ahmediyyeye sımsıkı yapışanlar ölseler de kalsalar da mes’ud olurlar

34) Dünyada şimdiye kadar görülmemiş korkunç ve esrarlı hastalıklar zuhur eder

35) Etrafı, zehirli ve mikroplu-virüslü böcekler istila eder

(36) Mehdi zuhur eder, birtakım nasipsizler onu inkar ve tekzib eder

(37) İsa aleyhisselam nüzul eder, Müslümanların arasında yer alır

(38) Siyon ehlinden zulm edenler, yeryüzünü fesada verenler, masum çocukları katl edenler feci bir akıbete duçar olurlar (Onların bazı bilgeleri/hahamları yapmayın diyorlar ama laf anlatamıyorlar)

(39) Büyük bir süper devlet gümbür gümbür yıkılır

(40) İnsanlığın kurtarıcısı, Resul-i Kibriya efendimize haşa terörist diyen azgın Haçlılar mağlub ve muzmahil olurlar

(41) Ahir zaman fırtına, zelzele ve kasırgaları içinde nice kilise ehli, nice ruhban, Garbın nice hükema ve filozofu ihtida eder, İslâm ile şeref bulur

(42) Siyah sarıklı, taylasanlı, yeşil bayraklı gayb orduları Müslümanların yardımına koşar

(43) Kendi şahsî menfaatleri, nüfuzları, prestijleri, riyasetleri uğrunda küffar ile ittifak eden, işbirliği yapan münafıklar rezil ve makhur olurlar

Her şeyin en doğrusunu Allah bilir

, ,

Yorum yok

Kurbanı Kimler Kesebilir?

Kurban bayramının yaklaşmasıyla birlikte akıllarda beliren soru işaretlerinden bir tanesidir “kimler kurban keser” Bizlerde bu sorunun cevabını araştırdık
Kimler kurban keser?

Bir kimseye kurbanın vacip olması için şu şartlar gereklidir:

1- Müslüman olmak

2- Hür, akıllı ve ergenlik çağına girmiş olmak

3- Yolcu olmamak, yani ikamet ettiği yerde bulunuyor olmak

4- Kurban kesmeye muktedir olmak Yani belirli bir mâlî güce sahip bulunmak

Bunlardan, bir sıkıntı olmayacaksa yolcu olanlar bulundukları yerlerde diledikleri takdirde kurban kesebilirler

, ,

Yorum yok

Kıyamet Alemetleri Hakkında

Kıyâmetin ne zaman kopacağı bildirilmemiş (Onu ancak Allah bilir) buyurulmuştur (A’râf 187 Ahzâb 63)
Kıyâmetin kopmasına yakın çeşitli alâmetler çıkacaktır Kurân-ı kerîmde buyuruluyor ki:
(Rabbinin ba’zı âyetleri [alâmetleri] geldiği gün önce îmân etmemiş veya îmânında bir hayır kazanmamış olana o günkü îmânı fayda vermez) [En'âm 158]
Ba’zı âyetlerden maksat Güneş’in batıdan doğması gibi Kıyâmet alâmetidir &127On büyük alâmet çıkmadıkça Kıyâmet kopmıyacağı hadîs-i şerîfle bildirmiştir

Büyük alâmetler
1- Mehdî gelecektir Babası Abdullah annesi Âmine’dir Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Mehdî’nin başı hizâsında bir bulut olacak buluttan bir melek “Bu Mehdîdir sözünü dinleyin” diyecektir) [Ebû Nuaym]
2- Deccâl gelecektir Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Deccâl çıkınca tanrı olduğunu söyler Onun tanrı olduğuna inananın îmânı gider) [İbni Ebî Şeybe]
3- Hz Îsâ gökten inecektir Kurân-ı kerîmde buyuruluyor ki:
(Allah’ın resûlü Meryem oğlu Îsâ’yı öldürdük dedikleri için yahûdîleri la’netledik Onlar Îsâ’yı öldürmediler asmadılar da Öldürülen kendilerine Îsâ gibi gösterildi) [Nisâ 157]
Hz Îsâ göğe kaldırılmıştır (Nisâ 158)
(Elbette o [Hz Îsâ'nın Kıyâmete yakın gökten inmesi] Kıyâmetin yaklaştığını gösteren bilgidir Sakın bunda şüphe etmeyin) [Zuhruf 61-Tibyân]
4- Dâbbet-ül-arz çıkacak Bu hususta birçok hadîs-i şerîf vardır Biri şöyle: (Dâbbet-ül-arz mü’mine âsa ile dokunur alnına “Bu Cennetlik” yazılır yüzü nûrlanır Kâfire vurunca “Cehennemlik” diye yazılır yüzü simsiyah olur) [F Fevâid]

Bu hayvandan Kur’ân-ı kerîmde de bahsedilmektedir (Neml 82)
5- Ye’cüc ve me’cüc çıkacaktır Ye’cüc-me’cüc seddi yıkıp çıkar (Enbiyâ 96)
6- Duman çıkacaktır Yeri göğü duman kaplar (Duhan 10)
7- Güneş batıdan doğacaktır Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Güneş batıdan doğmadıkça Kıyâmet kopmaz O zaman herkes îmân ederse de fayda vermez) [Müslim]
8- Ateş çıkacaktır Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Hicâzdan çıkan ateş Basra’daki develerin boyunlarını aydınlatır) [Müslim]
9- Doğu Batı ve Arabistan’da ay tutulacak ve yer batması olacak (BArifin)
10- Kâ’be yıkılacaktır (TKurtûbî)
Kıyâmet koparken dünya şimdiki yörüngesinden çıkıp başka bir yörüngeye girer daha sonra dağlar hallaç pamuğu gibi atılır taş taş üstünde kalmaz apartmanlar gökdelenler saraylar yıkılır Madden böyle virân olduğu gibi ma’nen de virân olur
Kıyâmetin küçük alâmetleri ile ilgili hadîs-i şerîflerden ba’zıları şöyle:
(Ticaret çoğalır izinsiz ticâret yapılmaz) [Müslim]
(Erkekler azalır kadınlar çoğalır zinâ artar) [Buhârî]
(Çalgı her yere yayılır zaptiye gammaz ve gıybetçi çoğalır) [Beyhekî]
(Câmiye giren iki rek’at namaz [tehiyyet-ül mescid] kılmaz) [Taberânî]
(Sadece tanıdıklara selâm verilir Yazarlar çoğalır) [Hâkim]
(İlim kalkar cehâlet anarşi ve ölüm çoğalır) [İbni Mâce]
(Zengine malı için ta’zim edilir Esnaf ölçü ve tartıda hîle yapar Köpek beslemek evlâd yetiştirmekten câzip gelir Veled-i zinâ çoğalır) [Taberânî]
(Fırat’ta bir altın define çıkar Görenler ondan bir şey almasın!) [Buhârî]
(Ehli olmayana iş verilir) [Buhârî]
(Ulema halkın istediği yönde fetvâ verip helâla haram harama helâl derler Kur’ânı ticârete âlet ederler) [Deylemî]
(“Şu kabirdeki ben olsaydım” denmedikçe Kıyâmet kopmaz) [Müslim]
(Kötü iyi iyi kötü gösterilmedikçe Kıyâmet kopmaz) [Harâitî]
(Zelzele fitne katillik artmadıkça Kıyâmet kopmaz) [Buhârî]
(Lûtîlik mubah sayılıp taş yağmadıkça Kıyâmet kopmaz) [Deylemî]
(Kardeşler farklı dinden olmadıkça Kıyâmet kopmaz) [Deylemî]
(Şerliler dünyaya hâkim olmadıkça Kıyâmet kopmaz) [İbni Mâce]
(Müslümanlarla Yahudiler savaşmadıkça Kıyâmet kopmaz Yahudilerin gizlendiği taş ve ağaç “Yahudi arkamda gel öldür” diyecektir) [Müslim]
(Yırtıcı hayvanlar insanlarla konuşmadıkça Kıyâmet kopmaz) [Tirmizî]
(Allah diyen müslüman kaldığı müddetçe Kıyâmet kopmaz) [Müslim]
(Kıyâmet yalnız kötüler üzerine kopar) [Buhârî Müslim]
Diğer alâmetler
kıyamet alametleri ile ilgili hadisler
Hadîs-i şerîfle bildirilen diğer alâmetlerden ba’zıları:
1- Emânete riâyet kalkar
2- Kötüler söz sahibi olur
3- İçki ve tefecilik âşikâr olur
4- Zekât verilmez
5- Hanıma uyulur anneye isyân edilir
6- Kur’ân-ı kerîm tegannî ile okunur
7- Zararından korunmak için herkese müdâra edilir
8- Gençler fâsık olur
9- Sonra gelenler önceki âlimleri câhillikle suçlar
10- Bid’atler yayılır
11- Bilgin denilenlerde zerre kadar îmân olmaz
12- İslâma uymak ayıp sayılır hor görülür
13- Herkese iyilik edenler ahmak sayılır
14- İslâma uymak ateşi elde tutmak gibi zor olur
15- Mescidlerde fâsıkların sesi yükselir
16- Emr-i ma’ruf ve nehy-i münker kalkar
17- Günâha teşvik artar İyiliğe mâni olunur
İbni Ömer hazretleri buyuruyor ki: Kıyâmet alâmetleri zuhur edince dine daha çok sarılmalıdır! Bunlardan birkaçı şöyle:
1- Âlimler ilmi para karşılığı öğretir
2- Akrabalık münâsebetleri kopar
3- Ana-babaya isyân edilir
4- İyiler azalır
5- Dünya menfaati için din âlet edilir
6- Binalar yükselip heva-i nefse uyulur
7- İltimas rüşvet çoğalır

, ,

Yorum yok

Hangi hayvanlar Kurban Olur?

Hangi hayvanlar kurban olarak kesilir?

Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler Söz konusu hayvanların kurban olarak kesilebilmesi için devenin 5; sığır ve mandanın 2; koyun ve keçinin 1 yaşını doldurmuş olması gerekir Bu sayılan yaş sınırını geçtiği halde süt dişlerini değiştirmeyen hayvanlar da kurban edilir Bunun yanında, 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir
Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine mani teşkil etmez

, ,

Yorum yok

Ölen Kimsenin Adına Kurban Kesilir Mi?

Ölmüş kimseler için kurban kesilir mi?

Son zamanlarda halkımız arasında yaygınlaşma eğilimi gösteren; “ölü kurbanı” veya “kabir kurbanı” diye isimlendirilen bir kurban çeşidi yoktur Ancak, ölmüş birisi adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir Kurban borcu olup da hayatta iken vasiyet eden kişinin bıraktığı miras yeterli ise, mirasçıları tarafından vasiyetinin yerine getirilmesi gerekir Vasiyeti yoksa, ölen kimseler için mirasçılarının kurban kesmeleri gerekmez Ancak bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına bağışlamak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve muhtaç kişilere bağışta bulunabileceği gibi, kurban da kesebilir

, ,

Yorum yok

Günah İşlemek Hakkında Soru ve Cevap

Sual: Günah işlemek ve işlemeye devam etmek insanın imansız ölmesine sebep olmaz mı?
CEVAP
Büyük günahları işlemek ve devam etmek insanı küfre sürükleyip, imansız ölmesine sebep olabilir

Sual: Büyük günahlar nelerdir?
CEVAP
Büyük günahlardan bazıları şunlardır:

1- Bid’at sahibi olmak
2- Günah işlemeye devam etmek
3- Müslüman olduğuna şükretmemek
4- İmansız ölmekten korkmamak
5- Zulmetmek
6- Anaya-babaya âsi olmak
7- Doğru olsa da çok yemin etmek
8- Namazı öğrenmeye ve çoluk-çocuğa öğretmeye önem vermemek
9- İçki içmek
10- Yalan yere evliyalık taslamak
11- Günahını küçük görmek
12- Kendini beğenmek
13- İlim ve ibadeti ile kendini üstün görmek
14- Haset etmek
15- Tecrübe etmeden bir kimseye iyi demek
16- Yalana, gıybete devam etmek
17- Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından uzak durmak
18- Kâfir olsa da komşusuna eziyet etmek
19- Dünya işleri için, çok sinirlenmek
20- Büyü yapmak
21- Salih olan mahrem akrabayı ziyareti terk etmek
22- Allahü teâlânın sevdiklerini sevmemek; sevmediklerini sevmek
23- Mümin kardeşine üç günden fazla kin tutmak
24- Zina veya livata yapmak
25- Açık saçık giyinmek
26- Katillik
27- Hırsızlık
28- Uyuşturucu madde kullanmak
29- Gasp
30- Ramazan orucunu, açıktan yemek
31- Zaruretsiz faiz vermek
32- Haksız yere yetim malı yemek
33- Ölçü ve tartıda hile yapmak
34- Namazı vaktinden önce veya sonra kılmak
35- Kalb kırmak
36- Rüşvet almak
37- Malın zekatını ve uşrunu vermemek
38- Canlı hayvan ateşte yakmak
39- Kur’an-ı kerimi öğrendikten sonra, okumasını unutmak
40- Allah’ın rahmetinden ümidini kesmek
41- Hainlik etmek
42- Eshab-ı kiramdan herhangi birisini sevmemek
43- Namuslu kadına, kötü kadın demek
44- Müslümanlar arasında söz taşımak
45- Avret yerini açmak veya başkasının avret yerine bakmak
46- Emanete hıyanet etmek
47- Cimrilik
48- Dünyaya düşkünlük
49- Allahü teâlânın azabından korkmamak
50- Haramı haram helalı helal bilmemek
51- Falcıların falına inanmak
52- Kadına, kıza yani harama bakmak
53- Kadınların erkek, erkeklerin kadın elbisesi giymesi
54- Ettiği iyiliği başa kakmak
55- Allah’tan gayriye yemin etmek Mesela çocuğumun ölüsünü öpeyim gibi
56- Küçük günahı işlemeye devam etmek
57- Bir namaz vaktini kaçıracak zaman kadar cünüp durmak
58- Çalgı çalmak ve dinlemek
59- İntihar etmek
60- Dinini öğrenmemek

Günahı önemsiz saymak
Sual: Günahı önemsiz saymak ne demektir, nasıl olur?
CEVAP
Günahı önemsiz saymanın ne demek olduğu çok kimse tarafından bilinmemekte, bu yüzden günahkârlara kâfir denmektedir Mesela (İçki içmeye devam eden kimse, haram olduğuna önem verse, içmez, açık gezen bayan, bunun haram olduğuna önem verse kapanır O halde bunlar, işlediği günahlarına üzülmedikleri, yani haramı önemsiz saydıkları için kâfirdir) demek yanlıştır

Üzülmeyen, önem vermeyen kâfir olur ama, üzülmek, önem vermemek ne demektir? Mesela namazını kılan bir bayan, açık gezmenin günah olduğunu biliyorsa, (Kapanmak Allah’ın emri, kapansak iyi olur ama, bu zamanda kapanamıyoruz) derse, bu bayana kâfir denmez Bunun gibi içki içen kimse de, (İçki haramdır, fakat alıştık bırakamıyoruz) derse, bu kimseye kâfir denmez Aksine, hiç içki içmeyen birisi, (bir bardak şarap içmek günah sayılmaz) dese küfre girer Yahut, (Herkes açık geziyor, ne oluyor, biz de geziyoruz, herkes içiyor, biz de içiyoruz, sarhoş olmadıktan sonra ne zararı olur) diyerek haramı önemsiz saymak küfür olur

Allahü teâlânın gazabı günahlar içinde saklıdır Bir günah yüzünden büyük azaba maruz bırakabilir Yüz bin sene ibadet eden iyi bir kulunu, sonsuz olarak Cehenneme koyabilir Mesela yüz bin sene itaat eden İblis, kibrederek secde etmediği için sonsuz olarak Cehennemlik oldu Âdem aleyhisselamın oğlu, bir adam öldürdüğü için ebedi Cehennemlik oldu Her duası kabul olan Belam-ı Baura, bir günaha meylettiği için imansız gitti Karun zekat vermediği için malı ile helak oldu O halde her günahtan kaçmaya çalışmalı Hadis-i şerifte, (Çok küçük bir günahtan kaçmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruluyor

Günah işleyince de ümitsizliğe kapılmamalı, hemen tevbe etmelidir Mümin hem Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemeli, hem de Ondan çok korkmalıdırHadis-i şerifte (Müminin kalbinde korku ile ümit varsa, Allahü teâlâ onu umduğuna kavuşturur, korktuğundan da emin eder) buyuruldu Yani bir mümin, Allah’ın azabından korkar, rahmetinden de ümidini kesmez, haramlardan kaçıp ibadetlerini yapmaya çalışırsa Cennete gider

Bir insan ne kadar büyük günah işlerse işlesin, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemelidir Hatta azılı bir kâfir bile tevbe edip “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” dese, bütün günahları affolur, tertemiz bir insan olur Yani dünyada iken Allah’ın affetmediği günah yoktur Tevbe edince şirki yani kâfirliği de affeder Öldükten sonra artık kâfirlere af yoktur Kur’an-ı kerimde, (Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, Allah bütün günahları affeder) buyuruluyor(Zümer 53)

Allahü teâlânın rızasının ve gazabının hangi işte, hangi sözde olduğunu bilmeyiz Bu bakımdan hiçbir sözü, hiçbir iyiliği ve kötülüğü küçük görmemelidirCenab-ı Hak, rızasını iyilikler içinde, gazabını da günahlar içinde saklamıştır Önem verilmeyen bir günah, Allah’ın gazabına sebep olabilir Onun için sözümüze dikkat etmeliyiz Atalarımız, (Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir) demişlerdir

İbadet yapmamak, günahlardan kaçmamak insanın kalbini karartır, zamanla küfre sokar, kâfir olur Günahların hepsi Allah’ın emrini yapmamak olduğundan büyüktür İbni Münkedir hazretleri ölüm döşeğinde ağlıyordu Sebebini sordular “Kasten büyük bir günah işlemedim Önemsiz saydığım küçük bir günah, Allah’ın gazabına sebep olduysa diye korktuğum için ağlıyorum” dedi İşte böyle korkular müslümanın kurtuluşuna sebeptir Çünkü hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, kıyamette buyurur ki: “Dünyada iken bir gün beni hatırlayıp ananı, benden bir kerecik korkanı, Cehennemden çıkarın”) buyuruldu

Çok önemli tembih
Erkek olsun, kadın olsun, her Müslümanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emirlerine, yani farzlara ve yasak ettiklerine yani haramlara uyması lazımdır Bir farzın yapılmasına, bir haramdan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider İmansız kimse, kabirde azap çeker Ahirette Cehenneme giderCehennemde sonsuz yanar Af edilmesine, Cehennemden çıkmasına imkan ve ihtimal yoktur Küfre düşmek çok kolaydır Her sözde, her işte küfre düşülebilir Küfürden kurtulmak da çok kolaydır Küfrün sebebi bilinmese dahi, her gün bir kere, Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptım ise, pişman oldum Beni affet diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak affolur Cehenneme gitmekten kurtulurCehennemde sonsuz yanmamak için, her gün muhakkak tevbe etmelidir Bu tevbeden daha önemli bir vazife yoktur Kul hakkı bulunan günahlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş namazlar için tevbe ederken, bunları kaza etmek lazımdır (Seadet-i Ebediyye)

, ,

Yorum yok